Orman Yangını etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Orman Yangını etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2019 Perşembe

Bekir Pakdemirli'nin Mumu

Dün İzmir'deki orman yangını ve Tarım Bakanı'nın açıklamaları ile ilgili bir şeyler yazmış ve THK'nın sessiz kaldığını söylemiştim.

Bugün kaldığımız yerden devam edelim.

Dün paylaşım yaptığım saatlerde bir gazeteci sosyalmedya hesabı üzerinden THK yetkililerine "THK'nin uçakları ve Tarım Bakanı'nın açıklamaları hakkındaki düşüncelerini" sormuştu. THK başkanı sorulara cevap vermediği gibi hesaplarını da dondurmuş. Bu sabah THK uçakları ile ilgili bilgi almak için değişik zamanlarda 2 kez THK'nın internet sitesine girmeye çalıştım ama siteye ulaşılamıyor.

Bu arada Tarım Bakanı'nın THK uçaklarının eski, bakımsız ve arızalı olduğu iddiasının üzerinden bir yatsı namazı geçmeden iddiaların yalan olduğu ortaya çıktı. Bakanın mumu yatsıya kadar bile yanmadı.

THK'nin 9 Clk-215 tipi yangın söndürme uçağı var. Bu uçakların bir kısmı 2009 yılında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın emri ile alınmış. Bu uçaklardan 5 tanesinin uçmaya elverişli olduğu anlaşıldı. Türk Bayrağı taşıyan her uçak ve helikopter için Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından muayenesinin yapılması ve "uçuşa elverişli olduğuna dair sertifikanın" verilmesi gerekiyor. THK'nın 5 uçağı için 2020 yılına kadar geçerli bu sertifikalar mevcut. 1 uçağın bakımları devam ettiği için henüz sertifikası alınmamış. Dün Bakan beyin açıklamalarından sonra bu sertifikalar sosyalmedyada paylaşıldı. Uçaklardan 4 ü Ankara'da beklerken 1 tanesi İzmir'de park edildiği yerden ateşleri seyrediyordu. Yanan bölge görüş alanındaydı.

Tarım Bakanı 80 milyonun önünde göz göre göre yalan söyledi. Yalanın ortaya çıkması sonrasında özür dileyip istifa edeceği yerde bir açıklama daha yaptı ve "THK'dan hizmet almak zorunda değiliz" dedi.

Orman yangını söndürme işini bir "hizmet alım işi" olarak gördüğünü beyan etti. Ormanın, içindeki canlıların yanmasını, milli servetin heba olmasını hizmet alımına indirgedi. Bir kamu binasının temizlik işiyle aynı kategoriye soktu. Oysa THK kamu kurumu niteliğinde ve hem devletçilik hem de milliyetçilik mal ve hizmetin öncelikle buradan karşılanmasını gerektiriyordu.

Açıklamasında bir cümle daha vardı ki asıl niyetin ne olduğunu ortaya koyuyordu. Tarım Bakanı aynen şunu söyledi. "THK siyasetin oyuncağı olmuş bir durumdadır. Anamuhalefet partisi ile beraber hareket ediyor."

Bu çapsızlığa, bu hayasızlığa söyleyecek laf bulamıyoruz. Ülkenin milli serveti, dağı taşı yanarken aklı başında bir insanın aklına gelecek düşünce midir bu? Edilecek laf mıdır?
Bu bölücülüktür. Bu millete, devlete , ülkeye ihanettir.
...

2 yıl önce İsrail'de yangın çıktı. İsrail yardım istedi Türkiye THK uçaklarını gönderdi ve yangın söndürüldü. İsrail Başbakanı Türkiye'ye teşekkür etti.

1821 Yunan İsyanından bu yana- Atatürk ile Venizelos dönemindeki yaklaşık 15 yıllık bir dönem hariç- Yunanistan'la düşmanız. Pek çok kez savaştık. Geçen yıl Yunanistan'da orman yangını çıktı. Söndüremediler ve yardım çağrısında bulundular. THK'nin 3 uçağı aktif olarak söndürme çalışmalarına katıldı. (Aynı bakan uçakların yardıma hazır olduğunu uçaklarla poz vererek açıklıyordu) Yangın söndürüldü. Yunanistan milli servetinin heba olmaması için 200 yıldır düşmanlık ettiği Türkiye'den yardım isterken siz nasıl milliyetçisiniz ki sizinle aynı düşünceleri paylaşmadığı gerekçesiyle Cumhurbaşkanının, Kuvvet Komutanlarının Ankara Valisinin doğal üyesi olduğu ve kamu kurumu niteliğindeki bir yapıya düşmanlığınızdan 500 hektarlık bir alanın yanmasına müsaade ediyorsunuz?
...

Cumhurbaşkanı gereğini yapıp bu şahsı görevinden almalı ve bir daha da bürokraside ve kamu kesiminde hiçbir görev vermemelidir. Bu zihniyet bu ülke için, bu millet için PKK'dan da tehlikelidir Yunanistan, ABD ve İsrail'den de...

Yak-İşlet-Devret Modeli

İzmir'deki orman yangını 55 saat sonra sönmüş. Anlaşılan o ki yanacak orman ve ağaç kalmamış...

Orman Bakanının açıklamasını TV'den izledim ve devletimin böyle bir bakanı olduğu için utandım.

1 ay kadar önce Muğla'da çıkan yangında uzun süre söndürülememiş ve söndürme işlemi esnasında yangın söndürme uçaklarının niçin kullanılmadığı sorulduğunda aynı bakanlığın yetkilileri uçakların masraflı olduğunu ve "tasarruf" gerekçesiyle uçak kullanılmadığını açıklamıştı. Bakanlık yetkilileri bu açıklamayı yaparken THK yetkilileri 3 uçağın yangına müdahale için hazır beklediğini ancak izin verilmediğini açıklamıştı.

Orman Yangınında "tasarruf" tedbiri uygulayan hükümet Trabzon'daki sel felaketi sonrası incelemelerde bulunmak üzere 3 bakanı 3 ayrı özel uçakla gönderiyordu.

Dün ise Tarım bakanı THK'nın elinde yangına müdahale edecek sağlam uçak bulunmadığını ileri sürdü. Teknolojinin eski ve uçakların verimli olmadığını beyan etti. 1970'lerden sonra üretimine başlanan uçaklar için 1960 model bile dedi.

Tarım Bakanının açıklamalarından sonra THK yetkililerinin cevabını bekledim ama hiçbiri konuşmadı. 2 yıl önce uçakları ile İsrail'e gidip yangın söndüren, geçen yıl Yunanistan'daki orman yangını için y7ardım talebinde bulunan, 1 ay önce müdahaleye hazır halde apronda uçağın beklediğini söyleyen THK bu kez susuyordu. Belli ki konuşmamaları, cevap vermemeleri istenmişti. Ne de olsa Cumhurbaşkanının, Kuvvet Komutanlarının, Ankara Valisinin "kanunen doğal üyesi" olduğu THK'nın Cumhurbaşkanının bir bakanını ve hükümetini yıpratmasına izin verilemezdi. THK'nın eski başkanlarından biri bir açıklama yaptı ve "uçaklar zamanında müdahale etse bırakın 500 hektarı 1 hektar bile yanmazdı" dedi.

...

Yol ,köprü, hastane yapımında gördüğümüz "Yap-İşlet-Devret" modeli Orman Yangınında "Yak-İşlet-Devret" modeli olarak karşımızda anlaşılan. Hükümetimiz bir kamu kurumu olan THK ile sözleşme yapmak yerine bir özel firma ile sözleşme yapmış. Hem de geçiş garantili yol-köprü, hasta garantili hastane gibi yakma garantili orman yangını söndürme sözleşmesi. Sözleşme yangın çıksa da çıkmasa da garanti bir bedel öngördüğü gibi aynı zamanda her helikopter için havada kaldığı her bir saat için 26.500 ₺ + KDV bedel ödenmesini de öngörüyor. Yani yangın ne kadar uzun sürerse söndüren firma için o kadar çok gelir demek gibi bir durum var ortada.

Bu sözleşmeden dolayı THK'nin uçakları müdahale edemediği gibi Türk Hava Kuvvetlerinin elinde olan 6 adet dev yangın söndürme uçakları da müdahale edemiyor. Elinde herbiri 12 ton su alan ordu uçakları, 6,5 ton su alan THK uçakları varken herbiri 1,5 ton su alan özel firma helikopteri ile yangın söndürmeye çalışılıyor.
...

Hükümetimiz yakında "ölüm garantili mezar" sözleşmesi de yapar ve hep beraber "Ebemizin Damını" görürüz...